Hiç aç değilim. Buradayım işte yine mutfak masasına tünedim tavuklar gibi. Gagalayacak pek bir şey yok masada. Beni sorgusuz sualsiz kabul eden masada. Kaymıyor değil aklım ayrık otlarına. O otlar ki az daha zehirleyeceklerdi beni. Kurtuldum. Yaralı bir kurt gibi, sesini yitirmiş bir kurt gibi içime uluyorum durmadan. Duyacak kimse yok. Duymasını istediğim kimse de.
Kalkma zamanı çoktan geçmiş bir tren gibi yığılıp kaldım garımda. O gar ki terkedilmiş bir kadının rahmi kadar soğuk ve karanlık.
18/11/2015
Çarşamba / İzmir

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder