19 Nisan 2016 Salı

SABAH UYANMA SEANSLARI-2

Tanrım o nasıl bir tutulmaydı, nasıl bir kendinden vazgeçiş. Aklımın sınırları eridi.
Karanlık iyiden iyiye bastırmıştı. Bir el hissettim yüzümde, beni tanımaya çalışan bir el, yüzümü yoklayan. Küçük ve büyülü dünyamdan çıkıp gelen bir el. Ayrıntılarını hatırlamıyorum. Damarlı mıydı, zayıf mıydı ya da etli bir el mi bilmiyorum ama beni çıkarıp alsın istedim bu gerçek hayattan. Sarsın istedim etrafımı karanlık sisler kılıma bile dokunmadan. Koca bir deliliğin içinde çığlık çığlığa yanmak istedim. Ne ekmek geçsin şu insan gırtlagımdan ne su. Karanlık koklamak istedim. Nem içmek. Yırtıp atmak istedim tepeden tırnağa üzerimdeki bu insan bedenini. Bir tek delilerin bildiği bir atlasa dönüşmek sonrasında.

Tanrım o nasıl bir akıl tutulmasıydı öyle! Gıcırtılar eşliğinde durmadan sallanan bir beşik gibi aklım. Hızlandıkça hızlanıyor ritmi. Sesler duyuyorum, manasız mırıltılar. Kelimeler dökülüyor beşiğimin üzerinden, beşik boş. Şu varlığını hissettiğim ben neredeyim. 

19/04/2016
Salı / İZMİR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder