28 Mayıs 2015 Perşembe

Bir Eşya: URGAN


Sıkıntı içinde uyandı.Sabah saatin altısıydı. Yorganını üzerinden fırlatıp attı. Yatağının karşısında duran makyaj aynasına doğru gitti. Uzun bir süre aynanın karşısında kendine sorular sordu. Komidinin üzerindeki sigara paketinden bir sigara aldı, yaktı.Tuvaletin yolunu tuttu. İçindeki o yabancı ses urgan dedi. URGAN! Tüm sabahı kahvaltısız, şekersiz bir kahveyle tamamladı. Mutfak masasının başına geçti. Ne de olsa o bir kadındı ve her kadın gibi en çok mutfak masasına yakışırdı. Kalemi, defteri dün geceden kalma yorgunlukla masanın üzerinde sere serpe uzanıyordu. Umursamadı kadın. Kalemi aldı ve şu satırları yazdı;

 "Bana bir eşya ver! Bana bir eşya ver! Bunlarla unutuyorum varlığımı. Diye içsel haykıran kadın neden varlığını eşyada unutmak istesindi ki? Onu eşyaya yönlendiren nedir? Merak ediyorum hem de kediyi öldürecek cinsten bir merak. Kediyi öldüren kadını öldürür mü bilmem ama bu soruların cevapları sanırım şu cümlede kilitli. BANA BİR EŞYA VER!"

Çoktan yaşlanmaya başlamış ellerine engel olmak istemedi. Sayfayı defterden kurtarıp arkasını çevirdi. İsim şehir oynamaya başladı. Şehiri es geçip eşyaya geldi. Ve kalem dedi ki!

Bir Eşya: URGAN






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder