15 Aralık 2012 Cumartesi

Yarım Yamalak...

Biliyorum biliyorum sigara içmek sağlığa zararlı. Sen onu düşünme, elimdeki sigaraya aldırma, söylediklerime kulak ver. Ne diyordum ha yarım kalmak diyordum. Evet yarım kaldım. Dilimde kelimeler kaldı çıkmaya hevesli. Dilimi kesif sancılar aldı işte tamda bu yüzden. Akan sular düşü içinde durgun bir suyun üzerine düşen bir yaprak misali. Düşleye düşleye düşten ölenler gibi. Yarım yok olmak. Yarım yamalak var olmak gibi. Ne tam ki? Ya da tam nedir ki yarım ne olsun?

Olmadı, olamadı, olduramadı... İhtimaller sürüp gitmekte. İhtimaller sonsuzluk içinde sürekli konuşup durmakta. Devam etmekte. Yarım kalan hep insan hayatı sanki. Yarım kalan kelimeler, işler, sözler, yeminler, dualar, yarım kalan zamanlar. Yarım zamanlardan yarım insanlar doğmakta. Bu insanlar yarım hayatlar yaşamakta ve en korkuncu yarım ve de yamalak olduğunun bilinçsizliğinde boğulmakta. 

Olsun. Bu da böyle olsun dedi kadın karşısındaki boş sandalyeye. Son sigarasını dalgın bastırdı küllüğe. Kalkıp çıktı çift olarak geldikleri cafeden.

23 Eylül 2012 Pazar

Durma Kabuğuna Dön!

Kişinin kendini kandırması kadar aciz bir durum daha yoktur.Görünen ve söylenen her şey bir yanılsamadan ibarettir.Ardını görmemek ise sadece senin suçundur ve olacak olanlar da. Etrafına bakma dön...Karşına bakma dön...Kulakların her zaman doğruyu duyar, kalbin her zaman gerçekleri hisseder, gözlerin keskindir, burnun derin. Dibindekileri göremeyecek, hissedemeyecek, koklayamayacak kadar hem de. İşte bu sensindir. Aynadaki aksin. Yeryüzündeki suretin. Kork hadi daha çok kork ki yeniden dönebilesin kabuğuna. Ancak orada huzuru bulabilirsin. Zamanın üzerindeki etkisini gördüğünde olacak olanlara sen bile inanamayacaksın. KORK VE DURMA KABUĞUNA DÖN!